
İçindekiler →
Türkiye genelinde havaların soğumasıyla birlikte grip vakalarında ciddi bir artış yaşanıyor. 2024 sonbahar dönemine kıyasla 2025’te grip vakaları belirgin bir artış gösterirken, birçok hastanenin acil servisleri grip şikâyetiyle dolup taşıyor. Dikkat çeken bir diğer gelişme ise, grip vakalarının sayıca Covid-19 vakalarını geride bırakması oldu.
Uzmanlara göre, toplumda pandemiden sonra oluşan rahatlama havası, maske kullanımı ve hijyen alışkanlıklarının terk edilmesi grip virüsünün yayılımını hızlandırdı. Bu durum özellikle risk grubundaki bireyler için ciddi tehlike oluşturuyor.

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İlyas Dökmetaş, gripteki bu artışın nedenlerine dikkat çekti. Halk arasında “paçavra hastalığı” olarak bilinen grip, yaygın ve ani belirtileriyle kişinin hayat kalitesini birkaç gün içinde ciddi şekilde düşürebiliyor. Dökmetaş, grip ile Covid-19’un belirtilerinin benzerliğine işaret ederek şu ifadeleri kullandı:
“Ateş, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları gibi bulgular her iki hastalıkta da görülüyor. Ancak gripte bu belirtiler daha şiddetli başlıyor. Özellikle üşüme, titreme, ateşin 40-41 dereceye kadar çıkması, iştahsızlık ve yorgunlukla birlikte hasta adeta yatağa düşer.”
Grip, çoğu kişi için birkaç gün süren bir rahatsızlık gibi görülse de, bağışıklık sistemi zayıf olanlar, yaşlılar ve kronik hastalıkları bulunan bireyler için ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Prof. Dr. Dökmetaş, grip tedbir alınmazsa zatürre gibi ikincil enfeksiyonlara, hatta ölümlere kadar gidebileceğini belirtti.
“Grip ciddi seyredebilir. Özellikle risk altındaki bireyler için bazen hastaneye yatış gerekebilir. Bu süreçte antiviral ilaçlar kullanılabilir. Ancak antibiyotiklerin grip tedavisinde yeri yoktur. Çünkü grip bir virüs hastalığıdır; antibiyotikler yalnızca bakterilere karşı etkilidir.”
Toplumda hâlâ yaygın olan yanlış inanışlardan biri de gripte antibiyotik kullanımının gerekli olduğudur. Ancak uzmanlara göre, grip tedavisinde antibiyotik yalnızca sekonder (ikincil) bakteriyel enfeksiyonlar geliştiğinde kullanılmalı. Gereksiz antibiyotik kullanımı hem kişisel sağlık açısından hem de toplum genelinde antibiyotik direnci açısından risk taşır. Bu durum, tıpkı Diyabetin göz sağlığı üzerindeki etkisi: Katarakt ve göz tansiyonu riski artıyor başlıklı haberde de vurgulandığı gibi, bilinçsiz tedavi alışkanlıklarının uzun vadeli zararlarını ortaya koyuyor.
Bu nedenle hastalık sürecinde doktor kontrolü ve önerilen ilaçların kullanımı büyük önem taşıyor.
Uzmanlar gripten korunmanın en etkili yolunun hâlâ grip aşısı olduğunu vurguluyor. Özellikle yaşlı bireyler, kronik hastalığı bulunanlar, gebeler ve çocuklar gibi risk gruplarının her yıl mevsimsel grip aşısını yaptırması tavsiye ediliyor. Grip virüsleri her yıl mutasyon geçirdiğinden dolayı aşıların da her sezon güncellenmesi gerekiyor.
Sağlık Bakanlığı’nın sunduğu grip aşısı, aile sağlığı merkezlerinden ve eczanelerden temin edilebiliyor. Üstelik bazı risk gruplarına ücretsiz sunuluyor.
Pandemi sürecinde edinilen hijyen alışkanlıklarının terk edilmesi, toplumda grip başta olmak üzere pek çok solunum yolu hastalığının yayılmasını kolaylaştırıyor. Kapalı ve kalabalık ortamlarda maske takmamak, havalandırmasız yerlerde uzun süre kalmak ve el hijyenine dikkat etmemek bu hastalıkların bulaşma hızını artırıyor.
Prof. Dr. Dökmetaş, “Hastalıkların kontrol altına alınabilmesi için toplumsal farkındalık şart. Grip, basit bir soğuk algınlığı gibi görünse de özellikle belirli gruplar için ölümcül olabilir,” diyerek uyarılarda bulundu.
Grip, Covid-19, RSV (solunum sinsityal virüsü) ve soğuk algınlığı gibi hastalıkların semptomları birbirine oldukça benzer. Bu nedenle doğru tanının konulabilmesi için mutlaka uzman görüşü alınmalı. Özellikle nefes darlığı, yüksek ateşin düşmemesi veya şiddetli kas ağrıları gibi durumlarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalı.
Gripten korunmak sadece bireysel bir tercih değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur. Okul, işyeri ve toplu taşıma gibi kalabalık ortamlarda alınacak küçük önlemler; binlerce kişiyi etkileyebilecek salgınların önüne geçebilir. Grip sezonunda hasta hisseden bireylerin evde kalması, maske takması ve el hijyenine dikkat etmesi en temel ama etkili yöntemler arasında yer alır. Grip mevsiminde basit önlemlerle büyük riskleri önlemek mümkün. Aşı olmak, hijyene dikkat etmek ve belirtileri ciddiye almak hayat kurtarabilir. Sağlığınız için tedbiri elden bırakmayın.