
İçindekiler →
Görme sağlığı, yaşam kalitesinin en önemli unsurlarından biri. Ancak diyabet, bu hayati duyuyu ciddi şekilde tehdit edebiliyor. Uzmanlara göre, şeker hastalarında göz tansiyonu (glokom) ve katarakt gibi rahatsızlıklar, diyabeti olmayan bireylere kıyasla iki kat daha sık görülüyor.

Grip ve Soğuk Algınlığının haberimizi okuyabilirsiniz
Göz Vakfı Bayrampaşa Göz Hastanesi tarafından 14 Kasım Dünya Diyabet Günü vesilesiyle yapılan açıklamalarda, Türkiye’de her 100 kişiden yaklaşık 12’sinin diyabetle yaşadığı belirtildi. Diyabetin, vücutta çeşitli sistemleri olduğu gibi gözleri de doğrudan etkilediği ifade edildi.
Göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Ebru Ceyda Bostan, özellikle “diyabetik retinopati” adı verilen göz hastalığının, diyabetin yol açtığı en önemli komplikasyonlardan biri olduğunu belirtiyor. Bu rahatsızlık, gözün retina tabakasının hasar görmesiyle oluşuyor ve tedavi edilmediğinde kalıcı görme kayıplarına yol açabiliyor.
Uzun yıllar boyunca diyabeti olan bireylerin yaklaşık %30’unda bu hastalığın gelişebileceği ifade ediliyor. Hatta 20 yıl ve üzeri diyabet geçmişi olan hastalarda bu oran daha da artıyor.
Diyabet sadece retinayı değil, gözün diğer yapıları üzerinde de olumsuz etkilere sahip. Katarakt – yani göz merceğinin bulanıklaşması – diyabetik bireylerde daha erken yaşlarda ortaya çıkabiliyor. Aynı şekilde, göz tansiyonu olarak bilinen glokom da şeker hastalarında daha yaygın görülüyor.
Bu iki rahatsızlık da görme kalitesini ciddi şekilde düşürüyor ve tedavi edilmezse kalıcı görme kaybına neden olabiliyor.
Diyabetli bireylerde zaman zaman geçici görme kayıpları da yaşanabiliyor. Bu durum genellikle kan şekeri seviyesindeki ani değişikliklerden kaynaklanıyor. Kan şekeri aşırı yükseldiğinde veya düştüğünde, gözün odaklanma yetisi bozulabiliyor. Bu geçici bozukluklar göz ardı edilmemeli, çünkü bu tip belirtiler daha ciddi rahatsızlıkların habercisi olabilir.
Göz sağlığını tehdit eden bu komplikasyonları artıran bazı ek faktörler de bulunuyor. Bunlar arasında:
Bu tür sağlık problemleri, retinopati gibi göz hastalıklarını daha da ağırlaştırabiliyor.
Diyabetin göz üzerindeki etkilerini minimize etmenin en etkili yolu erken teşhis. Uzmanlar, şeker hastalarının yılda en az bir kez kapsamlı bir göz muayenesinden geçmesini öneriyor. Bu muayenelerde özellikle “göz dibi” kontrolü büyük önem taşıyor.
Erken evrede tespit edilen rahatsızlıkların tedavisi çok daha kolay ve etkili olabiliyor. Gözde herhangi bir belirti olmasa dahi düzenli kontroller, körlük gibi geri dönüşü olmayan sonuçların önüne geçebiliyor.
Diyabetin kontrol altına alınması, göz sağlığını korumanın temel adımı. Diyabetik retinopati gibi hastalıkların erken evrelerinde, sadece kan şekeri düzeyini dengelemek bile yeterli olabiliyor. Daha ileri seviyedeki vakalarda ise lazer tedavisi, enjeksiyonlar ya da cerrahi müdahale gerekebiliyor.
Retinada etkilenme saptanan bireylerde, takip sıklığı kişisel durumlara göre artırılabiliyor.
Diyabet, sadece kan şekerini değil tüm vücudu etkileyen sistemik bir hastalık. Göz sağlığı da bu etkilerden fazlasıyla payını alıyor. Katarakt, glokom ve özellikle diyabetik retinopati gibi hastalıklar, zamanında önlem alınmadığında kalıcı görme kaybına yol açabiliyor.
Bu nedenle, şeker hastası bireylerin hiçbir şikayetleri olmasa bile yılda bir kez göz muayenesi yaptırmaları hayati önem taşıyor.