Kefir ve Yoğurt Unutkanlığa Karşı Koruyucu Rol Üstleniyor

Kefir ve Yoğurt Unutkanlığa Karşı Koruyucu Rol Üstleniyor
Yayınlama: 22.11.2025
Düzenleme: 19.11.2025 15:51
2
A+
A-

Son yıllarda hem gençlerde hem yaşlılarda sıkça rastlanan unutkanlık ve bilişsel zayıflama, artık yalnızca yaşa bağlı değil. Modern yaşamın temposu, stresli iş koşulları, dengesiz beslenme ve uykusuzluk gibi birçok faktör zihinsel performansı olumsuz etkiliyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Seda Koşak Kağanoğlu ise basit bazı beslenme alışkanlıklarının, özellikle de probiyotik tüketiminin beyin sağlığı üzerinde çok olumlu etkileri olduğunu söylüyor.

Dr. Kağanoğlu’na göre, kefir ve yoğurt gibi probiyotik içeren doğal ürünler sadece sindirimi desteklemiyor; aynı zamanda beyin-bağırsak aksı yoluyla zihinsel fonksiyonları da besliyor. Bu durum, son yıllarda yapılan birçok bilimsel çalışmayla da destekleniyor.

Gençlerde Bile Bilişsel Gerileme Gözlemleniyor

Eskiden yaşlılara özgü sayılan unutkanlık artık 20’li yaşlardaki bireylerde bile görülmeye başlandı. Bunun en büyük nedenlerinden biri yaşam tarzının hızla değişmesi. Uyku eksikliği, ekran bağımlılığı, hareketsiz yaşam, iş ve sınav stresi, sağlıksız fast food tüketimi gibi faktörler erken yaşta zihinsel performansı düşürüyor.

Kağanoğlu, “Beyin de tıpkı kaslar gibi düzenli olarak çalıştırılmalı, beslenmeli ve dinlendirilmelidir. Ne yiyorsak oyuz sözünü burada çok ciddiye almak gerekiyor. Çünkü sağlıksız bağırsak, sağlıksız bir zihinle sonuçlanabilir” diyor.

Gençlerde Bile Bilişsel Gerileme Gözlemleniyor

Soğan, Sarımsak, Kefir: Beynin Gizli Destekçileri

Bağırsak sağlığının beyin fonksiyonları üzerindeki etkisi düşündüğümüzden çok daha büyük. Probiyotik ve prebiyotikler birlikte alındığında beyin için adeta koruyucu kalkan oluşturuyor. Sarımsak ve soğan gibi prebiyotikler ile kefir ve yoğurt gibi probiyotikler bir araya geldiğinde bu etki daha da artıyor.

Diyetimize her gün bu gıdalardan birkaçını dahil etmek, sadece sindirim sistemimizi değil, aynı zamanda odaklanma, hafıza ve öğrenme gibi zihinsel işlevlerimizi de destekliyor.

B Vitamini, Magnezyum ve D Vitamini Unutulmamalı

Dr. Kağanoğlu, bazı vitamin ve minerallerin beyin için kritik öneme sahip olduğunu belirtiyor. Özellikle B grubu vitaminler, D vitamini ve magnezyum eksikliği yaşayan bireylerde odaklanma güçlüğü, sinir sisteminde yavaşlama ve hatta depresyon semptomları görülebiliyor.

Bu eksiklikleri sadece besinlerle karşılamak bazen yeterli olmuyor. Bu durumda doktor kontrolünde alınan takviyeler, özellikle kış aylarında oldukça etkili sonuçlar sağlayabiliyor.

Bilişsel Egzersizlerle Beyin Formda Kalır

Beyni aktif tutmak için yapılacaklar aslında çok basit. Bulmaca çözmek, kitap okumak, yeni bir dil öğrenmek ya da satranç oynamak gibi bilişsel egzersizler, beyin hücrelerini uyararak hafıza gücünü artırıyor. Kağanoğlu, bu tür aktivitelerin yaşa bakılmaksızın her birey için zihinsel koruma sağladığını vurguluyor.

Bazı bireyler ise “nootropik” adı verilen bilişsel destek takviyelerinden faydalanıyor. Fakat bu ürünlerin mutlaka uzman kontrolünde ve bilinçli şekilde kullanılması gerektiği belirtiliyor.

Uykusuzluk, Beyin Performansını Düşürüyor

Uyku, beynin kendini onardığı, bilgileri işlediği ve hücrelerini yenilediği bir süreçtir. Günde 6 ila 8 saat kaliteli uyku almak bu nedenle hayati önem taşıyor. Ekran ışığına maruz kalmadan, sessiz ve karanlık bir odada uyumak da uyku kalitesini artırmak için öneriliyor.
Uykusuzlukla başa çıkmak için sıkça başvurulan kafeinli içeceklerin etkisi ise hâlâ tartışmalı; nitekim Kahve mi, antibiyotik mi? Bilim insanlarından beklenmedik uyarı başlıklı araştırma, bazı alışkanlıkların bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerini yeniden gündeme taşıdı.

Kağanoğlu, “Uykusuzluk yalnızca yorgunluk yapmaz; dikkat eksikliği, hafıza zayıflığı ve hatta sinir sisteminde kalıcı hasara bile neden olabilir” diyerek uyku düzenine dikkat çekiyor.

Omega-3: Beyin İçin Altın Değerinde

Balık tüketiminin zihin üzerindeki etkisi yıllardır biliniyor. Somon, sardalya, uskumru gibi yağlı balıklar beyin yaşlanmasını yavaşlatan omega-3 yağ asitleriyle dolu. Ancak düzenli balık tüketemeyen bireyler için doktor önerisiyle takviye olarak alınması da mümkün.

Ceviz, keten tohumu ve chia tohumu da bitkisel omega-3 kaynakları arasında yer alıyor. Bu besinlerin haftalık diyet planına dahil edilmesi, beyin hücrelerinin dayanıklılığını artırıyor.

Küçük Adımlarla Büyük Farklar Yaratmak Mümkün

Dr. Seda Koşak Kağanoğlu, beyin sağlığının yıllar içinde biriken alışkanlıklarla şekillendiğini vurguluyor. Bugün yapılacak küçük ama düzenli değişikliklerin, ileride karşılaşılabilecek bilişsel sorunları büyük oranda önleyebileceğini belirtiyor. Beyin sağlığı, sadece yaşlılık döneminin sorumluluğu değildir. Genç yaşta atılan her sağlıklı adım, ilerleyen yıllarda zihinsel gücün korunmasına katkı sağlar. Unutkanlıkla mücadele etmek için ilaçlara bel bağlamadan önce, yaşam tarzını gözden geçirmek gerekir. Beslenme, uyku, hareket ve stres yönetimi bir bütün olarak ele alınmalı. Unutmayın, zihin tıpkı bir kas gibi çalıştıkça güçlenir, ihmal edildikçe zayıflar.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.